Merak Ettiğiniz İran: Sokakta Hayatı ve Pratiği Anlamak

İran, Türkiye için hep “birkaç saat uzaklıktaki, tarihi çok derin ama tam olarak nasıl yaşanır bilinmeyen” bir coğrafya olmuştur. İnternette İran hakkında arama yaptığınızda karşınıza ya binlerce yıllık tarihi ansiklopedik bilgiler ya da “nerede ne yenir” listeleri çıkar. Ancak o ilk adımı atmak için asıl ihtiyacınız olan şey bunlar değildir.
İran’a gitmek isteyen biri olarak aklınızda asıl duran sorular şunlardır: “Şehir içi ulaşım nasıl çalışıyor?”, “Yabancıyım, para birimini nasıl hızlı çözebilirim?”, “SIM kartını nasıl kullanabilirim?”
İran Rotası bir not defteridir ve biz bu defterin ilk sayfasında, kültürel derinliğe inmeden önce, o ülkede ayaklarınızın yere sağlam basmasını sağlayacak “sahadaki pratik kodları” çözeceğiz. İran’ı anlamak, bazen bir müziği dinlemekten ziyade, metrokartı almayı öğrenmekle başlar.
İşte İran’a gitmeden önce aklınızı netleştirecek, günlük hayatın ayrıntılarına odaklanan 5 temel pratik bilgi:
1. “Riyal mi, Toman mı?” Karmaşasını Çözmek İran’a dair plan yapmaya başladığınızda ilk karşılaşacağınız ve kafanızı karıştıracak konu paradır. Turistik siteler sizden Riyal üzerinden hesap yapmanızı ister, fakat İranda sokaktaki hiçbir insan Riyal demez. Sistem aslında çok basit: 1 Toman = 10 Riyal’dir. Yani bir ürünün fiyatı 500.000 Riyal ise, satıcı size “Elli bin Toman” der. Zihinden bir sıfır atarak Toman üzerinden düşünmeniz yeterlidir.
İkinci önemli pratik nokta yaptırımlardır; uluslararası banka kartlarınız orada çalışmaz. Cebinizde euro veya dolar nakit bulundurmanız ve dönüşümlerde “Sarraf” (döviz bürosu) kullanmanız şarttır. Burada dikkat etmeniz gereken en önemli detay, döviz kurunun kendisidir. İran’da “resmi” ve “gayri resmi” (serbest piyasa) olmak üzere iki farklı döviz kuru uygulanır. Turist olarak paranızı her zaman sokaktaki Sarraflarda gayri resmi kur üzerinden çevirmeniz gerekmektedir.
2. Şehir İçi Hareket: Metro, Snapp ve SIM Kart İhtiyacı İran’ın büyük şehirleri, özellikle Tahran ve Meşhed, devasa metro ağlarına sahiptir. Tahran metrosu inanılmaz derecede temiz, güvenli ve ucuzdur. Pratik bir bilgi: Metroda, şehir içi otobüslerinde ve banliyö trenlerinde yalnızca kadınlara ayrılmış belirli vagonlar/alanlar haricinde diğer alanlar kadın/erkek ortak kullanıma açıktır. Şehirlerarası otobüslerde, uçaklarda ve taksilerde böyle bir ayrım yoktur. Şehirlerarası otobüslerde tek başınıza bilet aldıysanız, yanınızdaki koltuğun aynı cinsiyetten olmasına dikkat edilir.
Toplu taşıma haricinde şehir içi ulaşımda taksi çok yaygın kullanılmaktadır. Bunun için dijital uygulamaları kullanmak büyük kolaylık sağlar. Snapp, Tapsi ve Maxim ülkede hayati bir önem taşır. Bu uygulamalar sadece ulaşım için değil; otel rezervasyonu, online alışveriş, yemek siparişi ve kargo için de günlük hayatın merkezindedir. Taksiler şehirlerarası ulaşımda da yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bu uygulamaları kullanabilmek için bir İran SIM kartına (+98 ile başlayan) ihtiyacınız vardır. Havalimanında pasaport bilgilerinizle satın alabileceğiniz iki büyük operatör vardır: MCI (Hamrah-e Avval) ve Irancell. Kısa süreli kullanımlarda herhangi bir kayıt işlemi gerekmez, ancak bir aydan uzun kalacaksanız telefonunuzu kayıt ettirmeniz istenir. En önemli detay ise şu: Bu yerel uygulamaları indirebilmek için İran’ın kendi uygulama mağazası olan Cafe Bazaar‘ı telefonunuza kurmanız gerekmektedir.
3. İnternet ve Navigasyon: Bağlantıda Kalmak İran’da internet, kendi içine kapalı bir “intranet” olarak çalışır. Ülke içindeki yerel sitelere girişte hiçbir sorun yaşamazsınız; ancak küresel platformlara doğrudan erişim kısıtlıdır. İranlılar bu durumu kendi yerel alternatifleriyle çözer: YouTube yerine Aparat, WhatsApp yerine Bale.ai ve Eitaa, Instagram yerine de Rubika yaygın olarak kullanılır.
Harita konusunda ise İran’ın kendi navigasyon uygulamaları olan Neshan ve Balad‘ı (bunları Google Play’den indirebilirsiniz) kullanmak sokakta hayat kurtarır.
4. Kadın-Erkek Giyim Kurallarının Sokahtaki Hali Türkiye’den giden bir kadın için en çok merak edilen, ama kafa karıştırıcı gelen konudur. Teorik olarak başörtüsü ve uzun kollu, diz altı giysi zorunluluğu vardır. Ancak pratikte bu, İranlı kadınların kendi moda anlayışlarıyla çok şık bir şekilde harmanlanmıştır. Özellikle son yıllarda bu kuralların sokakta çok daha esnediği ve İranlıların kendi aralarında bu konuya pek aldırış etmediği açıkça görülmektedir.
Sizin de oraya giderken aşırı geleneksel, sıradışı kıyafetler almanıza gerek yoktur; normal, rahat, diz altı etekler/pantolonlar/jeanler ve geniş bir şal/başörtüsü (İran’da buna “Rusari” denir) fazlasıyla yeterlidir. Erkekler için ise Türkiye’deki günlük giyim kurallarından hiçbir fark yoktur.
5. Dil Bariyeri Değil, Gizli Bir Avantaj: Farsça ve Türkçe İngilizce bilmeden İran’a gitmek düşündüğünüz kadar korkutucu değildir; çünkü Farsça ve Türkçe, binlerce yılın ortak kelime hazinesine sahiptir. Bu kelime benzerliği sayesinde ihtiyaçlarınızı jestlerle ve ortak kelimelerle rahatlıkla halledersiniz.
Tam anlamı ve kullanımıyla aynı olan kelimelerin listesi uzar gider: Çay, havuç, incir, şeker, hurma, otobüs, televizyon, defter, meyve, zeytin, taze, portakal, kahve, limon, mercimek, kişniş, zencefil, zerdeçal, pirinç… İranlılar “çorba” yerine günümüzde daha çok “aş” kelimesini kullanırlar. Zihninizde bir dil duvarı varsa, İran’a adım attığınızda o duvarın aslında bir süzgeçten ibaret olduğunu görürsünüz.
İran seyahati, o kültürel derinliği okumadan önce, bu pratik adımları çözdüğünüzde çok daha keyifli hale gelir. Sokağın nabzını tutmak, bir ülkede sadece turistik mekanları gezmek değil; orada bir metroya binmeyi veya bir sokak tezgahından alışveriş yapmayı becerebilmektir.
İran Rotası olarak, ilerleyen yazılarımızda bu pratik altyapıyı kullanarak şehrin ritmine daha derinden ineceğiz. İran’ı anlamak için önce sokaktaki kuralları çözdük, şimdi sırada o sokaktaki hayatı okumak var.